Açıklama
(Prof. Dr. Mustafa İsen ve Prof. Dr. Tuba Durmuş)
Balkanlar, coğrafya, tarih ve kültürel birliktelik bakımından Türk toplumu ile yakın alakalı bir bölgedir. Tarihin erken dönemlerinden itibaren burada var olan Türk etkisi, zaman zaman dozajını artırıp eksilterek günümüze kadar devam etmiştir. Bu ilişkiler ağı ve yaklaşık beş yüz yıllık Türk yönetimi, Balkanların bütün yaşantısını tepeden tırnağa değiştirmiş; bunun sonucunda araştırmacılar tarafından Rumeli Medeniyeti olarak tanımlanan bir tablo ortaya çıkmıştır. Bu özellik, bugün bile sözü edilen medeniyetin karakteristik unsurlarının sadece Müslümanlar arasında değil, Hristiyanlar arasında da yaşamaya devam etmesini sağlamıştır. Hayat tarzı, yeme içme alışkanlıkları, insan ilişkileri; kısacası hayatın her alanında bu etki hâlâ görülmektedir. Bunun kültür ve sanat faaliyetleri arasında en somut görünen alanı ise mimaridir. Başta Balkan şehirleri olmak üzere bölge, bu anlayışın örnekleriyle doludur.
Mimari yanında, Osmanlı kültürünün en canlı sahası olan edebiyat alanında da çok etkin bir birikime tanık olunur. Elinizdeki çalışmada görüleceği gibi, Türk edebiyatını meydana getiren kadronun yarıya yakını Balkanlarda yetişmiştir. Buralarda sadece Türkçenin mahallî şairleri değil; Mesihî (ö. 1512), Hayretî (ö. 1535), İshak Çelebi (ö. 1538), Hayalî (ö. 1557), Yahyâ (ö. 1582), Mezakî (ö. 1677), Sabit (ö. 1713), Sezayî (ö. 1738), Leskofçalı Galib (ö. 1867), Yenişehirli Avnî (ö. 1883) ve Kazım Paşa (1821–1890) gibi bütün Türk edebiyatının en önemli isimleri yetişmiştir. Bunlara Alaaddin Ali Çelebi (ö. 1542) ve Nergisî (ö. 1635) gibi klasik nesrin en büyük iki ismini, Vuslatî (ö. 1688) gibi mesnevi şairlerini, Matrakçı Nasuh’u (ö. 1564) gibi hattat ve minyatür ustalarını, Peçuylu İbrahim’i (ö. 1651?) gibi önemli tarihçileri ve tezkireci Âşık Çelebi’yi (ö. 1572) de eklemek gerekir.
Günümüzde de Necati Zekeriya (1928–1988), Suat Engüllü (d. 1950), Nusret Dişo Ülkü (1938–2022), Zeynel Beksaç (d. 1952), Rahmi Ali (d. 1941), Mehmet Çavuş (1933–2017) ve Recep Küpçü (1934–1976) gibi isimler, sadece Balkanların değil, bütün Türk edebiyatının değerli temsilcileri arasında yer almaktadır. Nitelik bakımından durum böyle olduğu gibi, nicelik açısından da Balkanlar, Osmanlı yönetimi döneminde ortaya çıkan Türk edebiyatı kadrosunun üçte birini yetiştirmiştir. Nitekim çalışmamızda, başlangıçtan günümüze kadar Balkan coğrafyasında yetişen ya da burada görev yapan 1921 şair ve yazar değerlendirilmiştir. Ulaşılan bu rakam ve gerçekleştirilen bu çalışma ile Balkanlarda Türk edebiyatı ilk kez bütüncül bir yaklaşımla ele alınmış ve yine ilk kez bu ölçekte kapsamlı bir veri ortaya konmuştur. Balkanlar-edebiyat ilişkisini ortaya koymak, aynı zamanda bölgede Türkçenin tarihî seyrini de izlemek anlamına gelmektedir.







Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.